Merhaba sevgili Hacker Haber okurları, daha önce Atatürk ve Cumhriyet konusundaki karın ağrılarını sizlere anlatmıştım buradan göz atabilirsiniz. Bu yazımda ise sizlere Cyber Warrior adlı oluşumun zihniyetini irdelemek istiyorum.

Cyber Warrior Mursi’yi Anıyor

Cyber Warrior irticai düşüncelerini demokrasi kisvesi ile maskelemeye çalışıyor ancak dışarıdan bakınca gerçekten gülünç duruyor. Siyasal islamcı İhvanı Müslimin (Müslüman Kardeşler) örgütünün batı destekli arap baharı sonucunda iktidara yürüyen üyesi Muhammed Mursi’yi demokrat göstermek, Amerikalıların Irak’a demokrasi götürdüğünü söylemek ile eşdeğer bir tutumdur.

İhvan ve Mursi

Gelin Cyber Warrior oluşumunun demokrasi abidesi olan Muhammed Mursi ve Müslüman Kardeşler örgütünü detaylı inceleyelim. 1928 yılında Hasan el Benna tarafından bir İngiliz kampında kuruldu. Bu yazımda İngiliz desteği var mı, yok mu meselesini es geçmek istiyorum. Müslüman Kardeşler, Ilımlı İslam denen batı projesinin Arap dünyası üzerinde ekilen ilk tohumu ve FETÖ terör örgütünün hamisidir. Ayrıca Hasan El Benna örgütünün önde gelen bazı isimlerini dahi karşısına alarak İngiliz yanlısı hükümeti sonuna kadar desteklemiştir.

Müslüman Kardeşler yönetim biçimi olarak laik demokrasiyi katı bir şekilde reddetmektedir. Laik ve sosyal demokrasiyi reddeden İhvancılar, devlet politikalarında İslam Şeriatınıda istememektedir. Batı menşeili yeni bir yönetim modeli olan ve benim Neoşeriat olarak adlandırdığım bu yeni model İslam dinini batının emperyalist emellerini gerçekleştirme gerçekleştirme konusunda bir araç haline getirmesi en büyük ve öne çıkan özelliğidir.

Bu tip yönetimler Ortadoğu bölgesinde günümüzde oldukça yaygın olarak görülmektedir. Fakat içinde bulunduğumuz yüzyılda kendini geliştirerek sözde demokratik seçimler yapmaktadır. Siyasal islamcıların yaptığı seçimler sadece kitle kontrolü ve medeniyete bir nebze yamanma amaçlıdır.

Müslüman Kardeşler Demokrat mı :

Cyber Warrior misyonu konusunda çok fazla soru işaretleri bulunan bir organizasyondur ve kendilerine Hack Haber üzerinden şu mesajı vermek istiyorum : Sayın Cyber Warrior yetkilileri kim olduğunuz ve neye hizmet ettiğiniz konusunda oluşan şüphe ve soru işaretlerini gidermek amaçlı açıklama yapmanızı ayrıca Ulu Atatürk ve kurduğu cumhuriyete saygı ifadelerinizi de duymak istiyoruz.

Konumuza dönecek olur isek, İhvancılar her fırsatta çağdaş demokrasinin gerekliliği olan laiklik ilkesine karşı, her yol ve ortamı kullanarak mücadele vermiştir.

Özgür Subaylar Hareketi Zaferi

Çağdaş ve ulusalcı bir yapıdaki Özgür Subaylar Hareketi 1952 yılında monarşist diktatör rejimi yıkıp, ardından laik çağdaş ve beşer merkezli bir anayasaya tasarlamıştır. Bunun üzerine İhvancılar laik anayasaya çok sert tepki göstermiştir. İhvancılar kuruldukları günden beri Kahire Yangını, sayısız suikast ve benzeri bir çok şiddet eylemi ile modern ve beşer merkezli bir yönetimi her şekilde koşulsuz olarak reddetmiş ve irtica hareketi olduklarını gözler önüne sermiştir.

Mursi Halk Tarafından mı Seçildi:

Mursi Nasıl Başa Geldi

Muhammed Mursi, demokratik seçimle başa gelen bir demokrasi aşığı gibi görünebilir, ancak işin aslı demokrasi ile alakası olmayan ve Neoşeriatçı bir kişidir. Başa geldiği seçimde katılım oranı sadece %46’dır. Bu düşük katılım altında iki sebep barındırıyor olabilir. İlk olası sebep seçimlerin adil olmaması ve Mısır halkının seçimlere inanmamasıdır. İkinci olası sebep halkın fişlenmekten korkmasıdır. Meşruluğu tartışma konusu bir seçim ile başa gelen Mursi, ülkeyi yönettiği süre zarfında toplumun herhangi bir sorununa el atmak şöyle dursun, kaynakları ve kurumları verimsiz kullanmak pahasına canla başla İhvan hareketinin kök salmasına ve irticanın yayılmasına gayret göstermiştir.

Mısır halkına karşı uyguladığı irticai ve beşerden uzak politikalar sonucunda halk fakirlik ve baskı altında ezilmekten bunalıp yeter demiştir. Mursi’ye karşı İsyan bayrağını çeken Mısır halkı Temerrüt yani İsyan hareketi başlamıştır. Başta Tahrir Meydanı olmak üzere sokaklara inen milyonlar iki şeyde ısrarcıydı, “Mursi istifa” ve “Erken seçim”

Birçok grubun desteklediği erken seçim kampanyasında toplam 22 milyon yani Muhammed Mursi’nin başa geldiği seçimdeki seçmen sayısının toplamından fazla imza toplanmıştı. Ancak Cyber Warrior’un demokrasi savaşçısı Mursi, halka inmek ve uzlaşma yoluna gitmek yerine; kamunun kolluk gücü ile baskı kurma yoluna gitmiştir. Kolluk güçleri ile halkın haklı isyanını bastıramayan Mursi, yandaşlarını silahlandırarak protestoculara karşı kışkırtmıştır. Müslüman Kardeşler protestoculara karşı şiddet eylemleri ile karşılık verirken, olayların katliam ve ardından iç savaş boyutuna tırmanmaması için, Mursi’nin bizzat atadığı generallerden SİSİ yönetime el koymuştur.

Cyber Warrior, milli bayramlarımız ve ülkemizin değerleri konusunda alerji sahibi olduğu gibi, batı güdümlü irticai bir grup olan İhvanı Müslimin örgütünü açıktan desteklemekte bir sorun görmüyor. Kendilerini buradan bu irticai ve Türkiye Cumhuriyeti karşıtı olarak algılanabilen tavırlarından dolayı açıklama yapmaya ve yüce önderimiz Mustafa Kemal ATATÜRK’e saygı bildirisi yayınlamaya davet ediyorum. Bu yazımda sadece gözlem ve araştırmalara dayalı ifadeler kullandığımı ve herhangi bir itham yöneltmediğimi belirtmek istiyorum.

CW hakkındaki izlenimleri kısaca anlatmış bulunmaktayım ve bu yazımı rahmetli Mısır başbakanı Mustafa en-Nehhas Paşa tarafından Ankara’ya yazılan mektupta geçen ifadeler ile sonlandırmak istiyorum, saygılarımla…

“Her şeyden önce sizlere sınırsız ve çekincesiz hayranlığımı dile getirmek isterim. Mustafa Kemal yaratıcı dehasıyla birlikte yeni Türkiye’yi kurmuştur ve herkes bu yeni Türkiye’ye Atatürk Türkiyesi demekten mutlu olmaktadır. Ölü bir devletten Avrupalıların ilgisiz kalamadıkları ve hesap dışı tutamadıkları dinamik bir devlet vücuda getirdiniz. Ben sadece Mustafa Kemal’in şahsında onun askeri dehasını değil, aynı zamanda sahip olduğu modern devlet anlayışını ve bu husustaki dehasını da selamlıyorum. Ki zaten günümüzün dünya şartlarında başkasının ayakta kalması yaşama şansı ve var olması mümkün olamazdı…”